Seyahat Blogu

Demre, Myra ve Kekova: Noel Baba ve Batık Şehir Rehberi

Demre'yi Aziz Nikolaos Kilisesi, Myra kaya mezarları, Andriake ve Kekova ile planlayan, kemiklerin nerede olduğunu söyleyen rehber.

Antalya16 dk okuma
Demre, Myra ve Kekova: Noel Baba ve Batık Şehir Rehberi
Demre'yi Aziz Nikolaos Kilisesi, Myra kaya mezarları, Andriake ve Kekova ile planlayan, kemiklerin nerede olduğunu söyleyen rehber.
Exploring Antalya's Sunken City and Swimming with Turtles | Kekova Boat Tour 4K

Bu rotayı yürü

Exploring Antalya's Sunken City and Swimming with Turtles | Kekova Boat Tour 4K

4K yürüyüşü izle

Haritada gezilecek yerler

15 nokta

Numaralar yazıdaki sıralamayla eşleşir. Pin’e dokunup yol tarifi alabilirsiniz.

--- title: "Demre, Myra ve Kekova rehberi: Noel Baba'nın kilisesi, kaya mezarları ve batık şehir" description: "Demre için dürüst bir rehber: Aziz Nikolaos'un kemikleri neden Bari'de, Noel Baba'nın Patara doğumu ne kadar sağlam, Myra kaya mezarları ile kilise arasındaki 1,5 km, Kekova batık şehrinde yüzme yasağının gerçek kapsamı, tekne turunun gerçeği. Kaç gün yeter, ne zaman gidilir, ne yenir." city: "Demre" lang: "tr" ---

Demre: seraların arasındaki azizin şehri

Türkiye'nin en çok ziyaret edilen kiliselerinden birine gelen insanların çoğu, aslında orada olmayan bir şeyi görmeye geliyor. Aziz Nikolaos Kilisesi'nin içinde kırık bir lahit var, üzerinde insanlar fotoğraf çekiyor ve rehberler orasını gösteriyor. Azizin kemikleri o lahitte değil. 1087 ilkbaharında Bari'den gelen İtalyan denizciler, kilisedeki Rum keşişlerin itirazlarına rağmen iskeletin ana kemiklerini alıp götürdüler. Kemikler 9 Mayıs 1087'de Bari'ye ulaştı ve iki yıl sonra Papa II. Urbanus onları bugünkü San Nicola Bazilikası'nın altındaki mezara kendi eliyle yerleştirdi. Geriye kalan küçük parçaları da 1100'de Venedikliler aldı.

Bunu saklamanın anlamı yok, çünkü kilisenin kendisi bu hikayeyi saklamıyor. 1988'de başlayan kazılarda ortaya çıkarılan lahit "tahrip edilmiş" olarak tanımlanıyor ve azizin ilk gömüldüğü yer olduğu düşünülüyor. Düşünülüyor, kanıtlanmış değil. Demre'ye gelirken bilmeniz gereken ilk şey bu: burası bir azizin mezarı değil, bir azizin mezarının boşaltıldığı yer. İşin tuhafı, bu haliyle daha ilginç bir yer.

İlçe bunun ötesinde üç ayrı şeyden oluşuyor ve bunlar birbirine karıştırılıyor. Kilise Demre'nin içinde. Myra'nın kaya mezarları kiliseden yaklaşık 1,5 kilometre kuzeyde, ayrı bir alanda, ayrı girişte. Kekova ise ne bir kasaba ne bir harabe: batıdaki dağlık kıyıya yayılmış, adası, köyleri ve dört antik kenti olan yaklaşık 260 kilometrekarelik bir bölge. Üçü de aynı günün içine sıkıştırılabilir ama sıkıştırıldığında hiçbiri anlaşılmaz.

Kime uygun? Arkeolojiye ilgi duyanlara, tekneden bakmayı sevenlere, Antalya'nın otel şeridinden sıkılmış olanlara. Kime uygun değil? Gölge ve plaj arayanlara. Myra'da gölge yok, Kekova'da tekneden inmek çoğu yerde mümkün değil ve yaz ortasında öğle saatlerinde bu kıyıda dolaşmak keyif değil, dayanıklılık meselesi.

Hızlı cevap

Demre, kilise ile Myra'yı bir sabaha, Kekova'yı ayrı bir tam güne yayarak, araçla ve nisan-mayıs ya da ekim aylarında gezildiğinde işe yarayan bir ilçe.

  • Kilise ve Myra: yarım gün. İkisi ayrı alan, ayrı bilet, aralarında 1,5 km.
  • Kekova: bir tam gün. Tekne Çayağzı ya da Üçağız'dan kalkar, Kaş'tan da kalkanlar var.
  • Andriake: Likya Uygarlıkları Müzesi, Hadrian'ın tahıl ambarının içinde. Yarım gün.
  • Batık şehirde yüzmek yasak. Kekova'nın geri kalanında değil. Ayrımı aşağıda anlattım.
  • Kilisenin üstü kapalı. Açık hava harabesi bekliyorsanız beklentinizi ayarlayın.
  • Araç: pratikte şart. Toplu taşıma Demre merkeze gelir, Üçağız'a zor.
  • Konaklama: Demre'de sınırlı. Çoğu insan Kaş'ta kalıp buraya gelir.

1. Aziz Nikolaos Kilisesi (Noel Baba Kilisesi)

Nikolaos 4. yüzyılda Myra piskoposuydu ve hakkında bildiklerimizin çoğu ölümünden yüzyıllar sonra yazıldı. Sağlam olan az sayıdaki kayıttan biri, 510-515 civarında Theodoros Anagnostes'in derlediği İznik Konsili katılımcı listesi: orada "Likyalı Myra'lı Nikolaos" olarak geçiyor. Yani piskoposluğu tarihsel olarak makul. Geri kalanı, üç kızın çeyizi için pencereden atılan altın keseleri de dahil, hagiografi.

Bugünkü yapı bir Bizans bazilikası ve kaynaklar ilk inşa tarihinde anlaşamıyor: bir kol II. Theodosius dönemini (401-450), bir kol 520 ve Iustinianos'u işaret ediyor. İkisi de kilisenin, Nikolaos'un görev yaptığı daha eski bir kilisenin üzerine kurulduğunda hemfikir. Yüzyıllar içinde alüvyon bastı, 1862'de Rus Çarı I. Nikolay onarttı ve bir kule ekletti. 1923 nüfus mübadelesiyle Demre'nin Rumları gidince kilise de boşaldı.

Üstü koruma çatısıyla kapalı. Freskler bu yüzden ayakta, ama içerisi loş ve kalabalıkken dar. UNESCO'nun kesin listesinde değil, geçici listesinde. Saatleri resmî kaynaktan teyit edin.

2. Myra antik kenti: kaya mezarları ve tiyatro

Kaya mezarları uzaktan bakınca yamaca yapışmış apartman cepheleri gibi duruyor ve bu benzetme tesadüf değil: Likyalılar mezarları ahşap evlerin taşa çevrilmiş hali olarak oymuşlar. Kirişlerin uçları, kapı sövesi, hatta çatı hatılı taşa taklit edilmiş. Ölülerini yaşadıkları eve benzeyen bir yere koymuşlar.

Hemen altında Roma tiyatrosu duruyor. Oturma sıraları büyük ölçüde ayakta ve sahne binasından düşen bloklar orkestranın içinde yığılı halde bırakılmış. Bu yığın alanın en iyi tarafı: restore edilmemiş, dolayısıyla depremin ne yaptığını görüyorsunuz.

Alanda gölge yok. Öğlen burada geçirilecek bir yer değil, sabah erken ya da geç ikindi gidin. Kazılar sürüyor ve alanın bazı bölümleri dönem dönem kapalı olabiliyor; güncel durumu resmî kaynaktan teyit edin. Kiliseden ayrı bir alan, yürünecek mesafede değil.

3. Demre merkez ve sera ovası

Demre'ye yukarıdan bakarsanız ilçenin turizmle değil plastikle kaplı olduğunu görürsünüz. Myra'nın antik ovası bugün baştan sona sera. Domates, biber, narenciye. Ovaya inen yolda kilometrelerce naylon tünel var ve ilçenin gerçek ekonomisi bu.

Bunu bilerek gezmek Demre'yi anlamlı kılıyor. Burası turist için kurulmuş bir kasaba değil; turistler günü birlik gelip gidiyor, kasaba kendi işine bakıyor. Merkez küçük, belediye çevresinde birkaç sokak, çay ocakları, tarım malzemecisi. Kilise merkezin tam içinde, dolayısıyla otobüsten inip kiliseye girip çıkan biri kasabayı hiç görmemiş oluyor.

Yarım saatlik bir yürüyüş yeterli. Öğle yemeği için de mantıklı yer, çünkü Kekova kıyısında seçenek dar ve pahalı. Verdiğim koordinat belediye çevresi, yani bir adres değil merkez işareti.

4. Andriake antik kenti ve limanı

Myra bir liman kenti değildi, limanı buydu. Andriake ovanın batısında, denize açılan çayın ağzında kurulmuş ve Myra'ya yaklaşık 20 stadia mesafedeydi. Antik kaynaklarda adı çok geçiyor: Ptolemaios sayıyor, Plinius "Andriaca civitas" diye yazıyor, Appianos MÖ 42'de Brutus'un adamı Lentulus'un limanın girişini kapatan zinciri kırıp çayı yukarı çıktığını anlatıyor.

En bilineni ise başka bir kayıt. Elçilerin İşleri 27:5-6'da Pavlus ve diğer tutuklular Myra'da İtalya'ya giden bir İskenderiye gemisine bindiriliyor. O gemiye binilen yer büyük olasılıkla buradaki iskeleydi.

Alanda ambardan başka kilise kalıntıları ve bir sinagog var. Sinagog önemli, çünkü Likya'da bilinen tek antik sinagog. Alan düz ve yürünebilir, ama yine gölgesiz ve kum sinekleri sulak alana yakın olduğu için mevsiminde rahatsız edici olabiliyor.

5. Likya Uygarlıkları Müzesi ve Hadrian Granariumu

Buradaki asıl numara şu: müze ile bina aynı şey. Andriake'nin en sağlam yapısı, üzerindeki yazıta göre Hadrianus'a ait bir tahıl ambarı ve yazıt tarihi imparatorun üçüncü konsüllüğü, yani MS 119. Devlet buraya tahıl depoluyordu ve yapı bunun için tasarlandığından kalın duvarlı, uzun ve bölmeli.

Müze bu ambarın içine kurulmuş. Yani koleksiyonu gezerken aynı anda 1900 yıllık bir depo binasının içinde yürüyorsunuz ve bu, çoğu müzede olmayan bir şey. İçeride bölgenin Likya dönemi buluntuları, Andriake limanından çıkanlar ve batık malzemesi sergileniyor.

Serin olması tek başına bir sebep. Myra'da ve Andriake'de kavrulduktan sonra kalın taş duvarların arasına girmek gezinin ritmini kurtarıyor. Öğle saatlerini buraya denk getirin. Açık günleri ve saatleri resmî kaynaktan teyit edin.

6. Çayağzı (Andriake) iskelesi

Kekova teknelerinin Demre tarafındaki kalkış noktası burası ve adı karışıklık yaratıyor: aynı yere Andriake iskelesi de deniyor, harabelerin hemen batısında kaldığı için. Küçük bir marina, birkaç bilet gişesi, otopark ve bir plaj.

Buradan kalkan tekneler Kekova'ya Üçağız'a göre daha uzun bir yol yapıyor, çünkü Çayağzı bölgenin doğusunda kalıyor. Bunun iyi tarafı denizde geçen sürenin artması, kötü tarafı da aynı şey: eğer amacınız batık şehri görüp dönmekse yolun yarısını boş su üstünde geçiriyorsunuz.

Yanındaki plaj kumlu ve uzun, ama gölge neredeyse yok ve rüzgarlı günlerde dalga alıyor. Kekova bölgesinde yüzme yasağı olan tek yer batık şehir hattı; burası bölgenin dışında ve normal bir plaj. Tekne kalkış saatleri ve tarifeler mevsime göre değişiyor, resmî kaynaktan teyit edin.

7. Sura antik kenti ve kehanet merkezi

Demre ile Kaş yolu arasında, çoğu insanın yanından farkında olmadan geçtiği küçük bir kutsal alan. Myra'ya bağlıydı ve önemi büyüklüğünden değil ne yapıldığından geliyor: burası bir kehanet merkeziydi.

Yöntem tuhaftı. Antik anlatılara göre kutsal alanın yanındaki kaynak havuzuna et atılıyor, oradaki balıkların ete nasıl davrandığına bakılıyor ve sonuç yorumlanıyordu. Balık eti kaparsa şu, geri çevirirse bu. Apollon'a adanmış küçük bir tapınak ve etrafında birkaç yapı kalıntısı var.

Bugün yerinde duran şey mütevazı: temeller, duvar parçaları, sazlık bir çukur. Ama Likya'nın nasıl bir yer olduğunu anlamak için iyi bir durak, çünkü buradaki din anıtsal değil pratik. Yol kenarından kısa bir yürüyüşle iniliyor, zemin ıslak ve çamurlu olabiliyor.

8. Beymelek lagünü

Demre'nin doğusunda, denizden ince bir kum setiyle ayrılmış sığ bir laguna. Turistik bir yer değil ve öyle olduğunu iddia eden herkesten şüphelenin: burası çalışan bir su ürünleri alanı, çevresinde üretim tesisleri var.

Gelme sebebi kuşlar. Kışın lagün su kuşları için barınak oluyor ve Demre ovasının geri kalanı seraya dönüşmüşken burası kalan az sayıdaki doğal sulak alandan biri. Sabah erken saatlerde kıyıdan bakmak yeterli, tesis alanına girmeye çalışmayın.

Yazın gitmenin pek anlamı yok, sivrisinek çok ve kuş az. Verdiğim koordinat yerleşimi işaretliyor, lagün hemen kuzeydoğusunda kalıyor. Buraya ancak Demre'de fazladan bir yarım gününüz varsa ya da kuş gözlemi zaten ilginizse gelin, yoksa listeden çıkarın.

9. Trysa ve Heroonu

Dağlık iç kesimde, Demre'nin kuzeybatısında küçük bir Likya yerleşimi. Buraya gelmenin sebebi burada olan bir şey değil, burada olmayan bir şey.

Trysa'nın heroonu, yani kahraman mezarı, çevresini saran uzun bir kabartma friziyle ünlüydü. Frizde Yunan mitolojisinden sahneler, savaşlar, avlar işlenmişti ve Likya sanatının en kapsamlı örneklerinden biriydi. 19. yüzyılda Avusturyalı bir ekip frizi sökerek Viyana'ya götürdü ve bugün Kunsthistorisches Museum'da. Yerinde temeller, duvar hattı ve boşaltılmış bir çerçeve kaldı.

Bu haliyle rahatsız edici bir yer ve öyle olması iyi. Bir arkeolojik alanın taşınabilir olan her şeyi gittiğinde neye benzediğini gösteriyor. Ulaşım dar ve virajlı bir yoldan, son bölümü patika. Yalnız gelmeyin ve hava kararmadan dönün.

10. Kyaneai antik kenti

Sarp bir tepenin üstünde terk edilmiş bir Likya kenti ve bölgedeki en yorucu ziyaret burası. Yukarıda kent surları, bir tiyatro ve yüzlerce lahit var. Lahitler tepeye dağılmış halde, bazıları devrilmiş, bazıları hala kapağıyla duruyor ve sayıları bölgedeki başka hiçbir yerde bu yoğunlukta değil.

Adı "koyu mavi" anlamına geliyor ve tepeden görülen şeye bakınca sebebi anlaşılıyor: aşağıda bütün Kekova bölgesi ve deniz açılıyor.

Çıkış dik bir patikadan ve yürüyüş asfalt bittikten sonra başlıyor. Yazın öğlen bu tırmanışı yapmak akıllıca değil. Ayakkabı ciddi olmalı, taşlar kaygan ve zemin bozuk. Koordinat konusunda not: kaynaklar bu alanda ayrışıyor, verdiğim değer Wikidata ile Roma İmparatorluğu Dijital Atlası'nın 40 metre içinde buluştuğu nokta. Yayvan bir tepe yerleşimi olduğu için alanın kendisi birkaç yüz metreye yayılıyor.

11. Üçağız köyü

Adı denizin üç ağızla açık denize bağlanmasından geliyor ve Kekova bölgesine arabayla ulaşabildiğiniz son yer burası. Kekova teknelerinin ikinci kalkış noktası ve Çayağzı'na göre batık şehre daha yakın.

Köy küçük. Bir cami, iskele boyunca birkaç pansiyon ve balıkçı, arkada zeytinlikler. Yaz ortasında iskele hattı gün ortasında kalabalıklaşıyor, çünkü tur tekneleri aynı saatlerde yanaşıyor ve aynı saatlerde kalkıyor. Sabah dokuzdan önce ya da akşamüstü dörtten sonra köy tamamen başka bir yer.

İdari not, çünkü çok karışıyor: Üçağız ve karşısındaki Kaleköy, Kaş değil Demre ilçesine bağlı. Aperlai ise Kaş'ta. Rehberlerin çoğu Kekova'yı toptan Kaş'a yazıyor, doğru değil. Tekne turları hem buradan hem Kaş'tan kalkıyor ve Kaş'tan kalkanlar denizde daha uzun süre geçiriyor.

12. Teimiussa nekropolü

Üçağız'ın doğu kenarında, köyün içine karışmış bir antik nekropol. Ayrı bir alan değil, bilet gişesi yok, tabelası zayıf. Zeytin ağaçlarının arasında ve bazı evlerin bahçesinin dibinde Likya lahitleri duruyor.

En iyi tarafı kıyıda. Birkaç lahit suyun içinde, kaide kısmı denizin altında kalmış halde. Bunlar batık şehrin bir parçası değil, ayrı bir yer: burada suya inen şey deprem değil, binlerce yılda deniz seviyesinin ve kıyının değişmesi. Ama batık şehre gitmeden önce burayı görmek işe yarıyor, çünkü aynı süreci ayağınızın dibinde, tekneye binmeden görüyorsunuz.

Yürüyerek gidilir, Üçağız iskelesinden on dakika. Ücretsiz ve genelde boş. Lahitlerin üstüne çıkmayın, taş çatlak ve çoğu zaten devrilmiş durumda.

13. Kaleköy (Simena) ve Simena Kalesi

Karayolu buraya ulaşmıyor. Kaleköy'e sadece denizden geliyorsunuz ve bu, köyün neden bu halde kaldığının tek sebebi. Evler iskeleden tepeye doğru dizilmiş, aralarında merdiven basamakları var ve tepede ortaçağ kalesi duruyor.

Kalenin içinde kayaya oyulmuş küçük bir tiyatro var. Yaklaşık 300 kişilik, yani bir kasaba tiyatrosu bile değil, mahalle ölçeğinde. Bölgedeki en küçük antik tiyatro olarak geçiyor ve tam da bu yüzden akılda kalıyor. Burçlardan bakınca Kekova boğazı, ada ve karşıdaki batık hat aynı kare içinde.

Tırmanış kısa ama dik ve basamaklar düzensiz. Yaz öğlenlerinde tekneler aynı anda yanaşıyor ve dar merdivende sıra oluşuyor. Köyde birkaç pansiyon var; burada bir gece kalmak, tur tekneleri gittikten sonraki Kekova'yı görmenin tek yolu. Kale giriş durumunu resmî kaynaktan teyit edin.

14. Kekova adası ve batık şehir hattı

Önce kavramı düzeltelim: Kekova bir nokta değil. Ada 4,5 kilometrekare ve üzerinde kimse yaşamıyor. Antik adı Dolichiste. Adanın kuzey kıyısı boyunca, MS 2. yüzyıldaki bir depremle suya inmiş kentin kalıntıları uzanıyor. Duvarlar, merdivenler, kapı boşlukları. Sığ suda, teknenin yanından bakınca görülüyor.

Yüzme yasağının gerçeği şu ve çoğu kaynak bunu yanlış anlatıyor. 1990'da bölge özel çevre koruma alanı ilan edildiğinde her türlü yüzme ve dalış izne bağlandı. Sonraki yıllarda bu yasak kaldırıldı, ancak batık şehrin bulunduğu kesim dışarıda bırakıldı. Yani yasak Kekova'nın tamamında değil, batık kalıntı hattında geçerli. Bölgenin geri kalanında yüzülüyor. Güncel sınırları ve izin durumunu resmî kaynaktan teyit edin, çünkü koruma kararları değişebiliyor.

"Cam tabanlı tekne" beklentisi konusunda net olayım: cam taban sığ ve durgun suda işe yarıyor, dalga varsa göreceğiniz şey kendi yansımanız oluyor. Adanın kuzeybatısındaki Tersane koyunda antik Ksera kenti ve bir Bizans kilisesi kalıntısı var.

15. Aperlai antik kenti

Bölgenin batı ucunda, karayolu olmayan bir koyda kurulmuş antik kent. İdari olarak Kaş'a bağlı ve Kekova turlarının çoğu buraya uğramıyor, dolayısıyla gelirseniz büyük ihtimalle yalnız olacaksınız.

Buraya iki türlü geliniyor: tekneyle ya da Sıçak tarafından yürüyerek. Yürüyüş Likya Yolu'nun bir bölümü ve kısa değil. Kentin sur duvarlarının bir bölümü ayakta, kıyı kesimi ise su altında kalmış. Yani Kekova'daki batık manzarasının küçük ve tenha bir versiyonu burada da var, üstelik burada yüzme yasağı yok.

Bir uyarı: İngilizce Vikipedi dahil bazı kaynaklar Aperlai'ın kalıntılarını Kaleköy'ün içinde gösteriyor. Yanlış. Aperlai, Kaleköy'ün yaklaşık 8 kilometre batısında ayrı bir yer. Bu hata Türkçe kaynaklara da kopyalanmış durumda, planlama yaparken dikkat edin.

Ne zaman gidilir

Nisan, mayıs, ekim. Bu üç ayın dışında bir gerekçeniz olmalı.

Yaz ortası bu ilçede zor. Myra'da gölge yok, Andriake'de gölge yok, Kyaneai'ye tırmanış açık yamaçta ve Demre ovası sera olduğu için nem yüksek. Temmuz ve ağustosta gezi saatleriniz sabah sekiz-on bir ve akşamüstü beşten sonra ile sınırlanıyor, arada kalan altı saati müzede ya da serin bir yerde geçirmek zorundasınız. Bunu kabul ediyorsanız gidin, ama program buna göre kurulmalı.

Kış sessiz ve yeşil, ama tekne turları seyrekleşiyor ve rüzgarlı günlerde iptal oluyor. Kilise 6 Aralık'ta, Aziz Nikolaos yortusunda kalabalık: bazı yıllar kilisede Ortodoks ayini yapılıyor. O tarihte geleceksiniz demek, kalabalığı kabul ediyorsunuz demek.

Kaç gün yeter

İki tam gün doğru cevap. Bir gün kilise, Myra, Andriake ve müze; bir gün Kekova.

Tek gün de mümkün ama seçim yapmanız gerekiyor: ya kilise ve Myra, ya Kekova. İkisini aynı güne sıkıştıranlar tekneye yetişmek için Myra'da kırk dakika kalıyor ve o kırk dakikada kaya mezarlarının fotoğrafını çekip çıkıyorlar. Üç gününüz varsa üçüncüyü Kyaneai, Trysa ve Sura'ya ayırın; bunlar bölgenin sessiz tarafı ve buraya kadar gelmişken görmemek yazık.

Ulaşım

Antalya'dan yaklaşık 145 kilometre, Fethiye tarafından da benzer bir mesafe. Yol D400, kıyı boyunca ve virajlı. Haritanın verdiği süreye yüzde yirmi ekleyin.

Araç pratikte şart. Otobüsler Demre merkeze geliyor ve kilise merkezde olduğu için oraya ulaşırsınız, ama Myra'ya, Andriake'ye ve özellikle Üçağız'a toplu taşımayla gitmek gününüzü yönetilemez hale getiriyor. Üçağız'a giden yol dar ve son bölümü dağdan iniyor. Kaleköy'e araba yok, oraya sadece tekneyle.

Konaklama Demre'de sınırlı. Bölgeyi gezen çoğu insan Kaş'ta kalıyor ve günübirlik geliyor; Kaş tarafını ayrıca ele aldığımız bir rehberimiz var. Kaleköy'de birkaç pansiyon var ve orada kalmak farklı bir deneyim, ama her şeyi tekneyle taşımanız gerektiğini hesaba katın.

Tekne turunun gerçeği

Beklentiyi baştan kuralım. Kekova tekne turu bir yüzme turu değil, bir bakma turu. Batık şehir hattında suya giremiyorsunuz, tekne yavaşlıyor, siz kenardan bakıyorsunuz ve geçiyorsunuz. Yüzme molası bölgenin başka bir koyunda veriliyor.

Kalabalık gerçek. Tur tekneleri Çayağzı, Üçağız ve Kaş'tan aşağı yukarı aynı saatlerde kalkıyor, dolayısıyla batık hatta öğlen saatlerinde onlarca tekne aynı anda ilerliyor. Motor gürültüsü, hoparlörden anlatım ve yan teknenin hoparlörü üst üste biniyor. Sabahın ilk teknesi bunun dışında kalan tek seçenek.

Cam tabanlı tekne meselesi: cam taban ancak durgun ve sığ suda çalışıyor. Rüzgarlı bir günde cam tabandan bakınca göreceğiniz şey bulanık su ve yansıma. Tur satın alırken cam tabanın verdiği sözü değil, o günün rüzgarını hesaba katın.

Fiyat, süre ve güzergah konusunda kimseye güvenmeyin, satın almadan önce ne dahil olduğunu yazılı sorun. Bu rehberde fiyat vermiyoruz çünkü mevsimden mevsime ve tekneden tekneye değişiyor.

Ne yenir

Demre bir gastronomi durağı değil, bunu söyleyelim. Ama ovanın kendisi bir şey üretiyor ve o şey sofrada.

Domates burada ciddiye alınıyor. Türkiye'nin örtüaltı üretiminin önemli bir kısmı bu ovadan çıkıyor ve mevsiminde yerel bir lokantada gelen salata, İstanbul'da yediğinizle aynı sebze değil. Narenciye de öyle: kış aylarında yol kenarında satılan portakal ve mandalina buranın.

Kıyıda balık var ama beklentiyi ayarlayın. Üçağız ve Kaleköy'de balık, manzaranın fiyatı üzerine geliyor ve çoğu yerde menü turist fiyatı. Demre merkezde aynı balık daha ucuz ve genelde daha taze, çünkü lokanta kendi mahallesine satıyor. Öğle yemeğini merkezde yiyip kıyıda çay içmek mantıklı bir bölünme.

Sık sorulan sorular

**Noel Baba burada mı doğdu?**

Hayır. Geleneksel anlatı Nikolaos'un Patara'da, varlıklı bir Hristiyan ailenin çocuğu olarak doğduğunu söyler. Patara, Demre'nin yaklaşık 60 kilometre batısındadır ve ayrı bir antik kenttir. Myra ise doğduğu değil, piskoposluk yaptığı yerdir. Bu ayrımın kendisi de gevşek durmalı: hayatına dair en erken anlatılar ölümünden çok sonra yazıldı ve Patara doğumu kanıtlanmış bir olgu değil, güçlü bir gelenek.

**Aziz Nikolaos'un mezarını görebilir miyim?**

Mezar yapısını görebilirsiniz, azizi göremezsiniz. Kilisedeki kırık lahdin onun ilk gömüldüğü yer olduğu düşünülüyor, ama bu da kesin değil. Kemikler 1087'de Bari'ye, kalan parçalar 1100'de Venedik'e gitti. Dahası, son yıllarda bazı arkeologlar Nikolaos'un en başta Fethiye açıklarındaki Gemiler Adası'na gömülmüş ve 7. yüzyılda Arap akınları yüzünden Myra'ya taşınmış olabileceğini öne sürüyor. Yani lahdin hikayesi düşünüldüğünden daha belirsiz.

**Kekova'da yüzebilir miyim?**

Batık şehir kesiminde hayır. Bölgenin geri kalanında evet. 1990'da bölge özel çevre koruma alanı ilan edildiğinde getirilen genel yüzme ve dalış yasağı sonradan kaldırıldı, ancak batık kalıntıların bulunduğu kesim kapsam dışında bırakıldı. Tur tekneleri yüzme molasını zaten bu hattın dışında veriyor. Güncel sınırları resmî kaynaktan teyit edin.

**Kilise ile Myra aynı bilete mi dahil?**

Hayır, ikisi ayrı alan. Aralarında yaklaşık 1,5 kilometre var ve yürünecek bir yol değil, araçla gidiliyor. Bilet, indirim ve müze kartı kapsamı konusunda güncel bilgiyi resmî kaynaktan teyit edin, çünkü bu düzenlemeler değişiyor.

**Kekova'yı Kaş'tan mı Demre'den mi gezmeli?**

İkisi de olur, fark denizde geçen sürede. Kaş'tan kalkan tekneler daha uzun yol yapıyor, dolayısıyla gün daha çok tekne, daha az kara oluyor. Üçağız'dan kalkanlar batık hatta en hızlı ulaşan seçenek ve kara gezisini rahatlatıyor. Konaklamanız Kaş'taysa oradan çıkmak mantıklı; Demre'yi de görecekseniz Üçağız ya da Çayağzı daha verimli.

Planlama Soruları

Antalya rehberi ne anlatıyor?

Demre'yi Aziz Nikolaos Kilisesi, Myra kaya mezarları, Andriake ve Kekova ile planlayan, kemiklerin nerede olduğunu söyleyen rehber.

Antalya için 4K yürüyüş videosu izleyebilir miyim?

Evet. Sayfa, Antalya rotasını gitmeden önce büyük ekranda önizleyebilmeniz için ilgili Travel Walk Tours videolarına bağlanır.

Bu sayfayı gezi planında nasıl kullanmalıyım?

Önce hızlı cevabı okuyun, rota notlarını inceleyin, ardından ilgili şehir sayfası ve yürüyüş videolarıyla sokak dokusu, süre, manzara ve yakın rehberleri karşılaştırın.

Paylaş

WhatsAppXFacebook

Bu içerik faydalı oldu mu?

Reklam

İlgili Yürüyüş Turları

Demre, Myra ve Kekova: Noel Baba ve Batık Şehir Rehberi | Travel Walk Tours